Döngüselliğin Sosyoteknik İnşası: AB’nin Enerji Yoğun Sanayilerinde Ağ Kurulumu, Çeviri Süreçleri ve İktidar Dinamikleri



Yazar/lar
Ömer Özdinç1 , Adem Başpınar2

1 Dr., SER Danışmanlık, Üsküdar, İstanbul [email protected]

2 Doç. Dr., Kırklareli Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü, Kırklareli, Türkiye [email protected]


Öz

Avrupa Birliği’nin enerji yoğun sektörlerde döngüsel ekonomiye geçiş süreci, paradoksal bir görünüm arz etmektedir: Bu sektörlerde birincil malzeme eşdeğeri ikincil hammaddelerin geri kazanımını sağlayan ileri geri dönüşüm teknolojileri mevcut olmasına rağmen bu teknolojilerin benimsenme oranları oldukça düşüktür. Bu çalışma, AB’nin döngüsel ekonomi geçişlerinde (yeşil dönüşümde) heterojen aktörlerin nasıl ağlar kurduğunu ve belirli ağ konumlarının hangi süreçlerle iktidar etkisi kazandığını irdelemektedir. Çalışmada Aktör-Ağ Teorisi çerçevesinde; 2019-2024 dönemine ait AB politika dokümanları, teknik raporlar ve akademik literatür incelenmiş; poliüretan kimyasal geri dönüşümü, kompozitlerin termo-kimyasal işlenmesi, plastiklerin mekanik geri dönüşümü ve tekstil yeniden değerlendirme teknolojileri olmak üzere dört malzeme-teknoloji bileşenindeki “çeviri” süreçleri izlenmiştir. Araştırma sonucunda üç temel bulguya ulaşılmıştır. Birincisi, döngüsel malzeme akışları yalnızca teknik performansla değil; Callon’un çeviri (translation) aşamaları (sorun tanımlama, aktörleri hizalama, rol atama, harekete geçme) aracılığıyla heterojen aktörlerin çıkarlarının hizalanmasıyla istikrar kazanmaktadır. İkincisi, iktidar bir ağ etkisi olarak işlemektedir: AB düzenleyicileri, uyum zorunlulukları üzerinden; platform işletmecileri, ağ etkileri yoluyla; standart kuruluşları da teknik spesifikasyonlar aracılığıyla kendilerini “zorunlu geçiş noktası” olarak konumlandırarak diğer aktörlerin hedeflerine ulaşabilmesi için kendi katılımlarını zorunlu kılmış ve böylece iktidar elde etmiştir. Üçüncüsü, Dijital Ürün Pasaportları, yapay zekâ sistemleri ve standartlar gibi insan-dışı aktörler; belirli çıkarları teknik gereklilikler olarak kodlayıp nötr bir görünüm altında; kodlama (inscription), yetki devri ve kara kutulaştırma mekanizmalarıyla ağları etkin biçimde şekillendirmektedir. Bu analiz, teknolojik determinizme karşı çıkarak yeşil dönüşümlerin esasen Aktör-Ağ Teorisinin kavramlarıyla sürekli müzakere, ayakta tutma ve demokratik hesap verebilirlik gerektiren sosyoteknik ağ inşa süreçleri olduğunu ortaya koymaktadır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanmaktayız.    Daha Fazla Bilgi